"Öğretmenler için 'kağıt dağıt-gözetle-topla' mesaisiyle geçen, öğrenciler için ise 'Hocam kaçıncı sorudayız?' ve 'Arka sayfayı yapacak mıyız?' sorularının senfonik bir şekilde birleştiği sınav maratonu."
"Öğrencinin hiyeroglif yazısını çözmeye çalışırken göz nuru dökmek; 'Burada aslında ne demek istemiş?' sorusuyla dedektifliğe soyunulan uykusuz geceler bütünü."
"Okul koridorlarında asayişi sağlayan, "Koşma evladım!" cümlesini günde ortalama 400 kez kuran, soğuk çay ve yarım kalmış tost ile beslenen, teneffüslerin gizli ve yorgun kahramanı."
"Öğretmenliğin kokusu; siyah önlüklerin ve parmak uçlarının en sadık dostu, bir ders saati sonunda tahtayı silerken havada asılı kalan o mistik beyaz bulut."
"Sınavdan 44 aldığında öğretmenin odasına 'Hocam o 1 puanı bir yerden veremez misiniz, sözlüme yansır mı?' diye gelen; pazarlık yeteneğiyle Kapalıçarşı esnafını cebinden çıkaran, puan avcısı."
"Tüm dertlerin bittiği o sihirli melodi; öğrencilerin kurtuluş marşı, öğretmenlerin ise 'Cümlem bitseydi bari' sitemiyle karşıladığı, 40 dakikalık sürenin hakemi."
"Sınavın yapıldığı günden itibaren her ders başlangıcında aynı soruyu sorarak öğretmeni hayattan bezdiren; 'Okusam sisteme girerim zaten evladım' cevabını asla kabullenmeyen sabırsızlık abidesi."
"Sınav tarihine, ödevin uzunluğuna, camın açıklığına hatta teneffüsün kısalığına bile sarsılmaz bir muhalefetle yaklaşan; 'Hocam ama bence...' cümlesiyle dersin 10 dakikasını tek başına eritebilen demokrasi aşığı."
"Kağıdını koluyla, gövdesiyle ve gerekirse ruhuyla koruyan; 'Bilgi paylaştıkça çoğalır' felsefesine sınav anında kesinlikle inanmayan, en yakın arkadaşına bile şifreli bakan korumacı deha."
"Okul gemisinin kaptanı; odasındaki çay kokusunun koridorlara yayılma hızıyla otoritesini hissettiren, bütçesizliğe karşı 'Bir şekilde hallederiz' cümlesiyle mucizeler yaratan strateji dehası."