Biçimlendirici Değerlendirme: Öğrenme Devam Ederken Öğretimi Güçlendiren Sınıf İçi Yöntemler

Ölçme ve Değerlendirme 03.08.2026

Biçimlendirici Değerlendirme: Öğrenme Devam Ederken Öğretimi Güçlendiren Sınıf İçi Yöntemler

Biçimlendirici Değerlendirme: Öğrenme Devam Ederken Öğretimi Güçlendiren Sınıf İçi Yöntemler

Bir öğretmen konuyu anlattıktan sonra sınıfa döner ve sorar:

“Anlaşıldı mı?”

Sınıftan birkaç öğrenci başını sallar.

Kimse soru sormaz.

Öğretmen de konunun anlaşıldığını düşünerek bir sonraki bölüme geçer.

Ancak birkaç gün sonra yapılan sınavda aynı kavramla ilgili soruların önemli bir bölümünün yanlış cevaplandığı görülür.

Bu durum pek çok öğretmenin karşılaştığı tanıdık bir tablodur.

Sorun çoğu zaman öğrencilerin hiç dinlememesi değildir.

Asıl sorun, öğrenmenin gerçekleşip gerçekleşmediğinin öğretim devam ederken yeterince görünür hâle getirilememesidir.

Biçimlendirici değerlendirme tam olarak bu noktada devreye girer.

Biçimlendirici veya yaygın kullanılan adıyla formatif değerlendirme, öğrenme süreci devam ederken öğrencinin mevcut durumuna ilişkin kanıt toplamak ve elde edilen bilgiyi öğrenmeyi geliştirmek amacıyla kullanmak demektir.

Bu nedenle biçimlendirici değerlendirmenin temel sorusu:

“Öğrenci kaç puan aldı?”

değildir.

Daha çok şunlarla ilgilenir:

“Öğrenci şu anda nerede?”

“Hedefe ulaşmak için neye ihtiyacı var?”

“Ben öğretmen olarak bundan sonra neyi değiştirmeliyim?”

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ölçme ve değerlendirme yaklaşımında da öğrenmeyi iyileştirmek amacıyla sürekli ve geliştirici, yani biçimlendirici değerlendirmeye özel önem verilmektedir. Öğrencinin gelişiminin süreç içerisinde izlenmesi, geri bildirim verilmesi ve elde edilen kanıtlara göre öğretim faaliyetlerinin yeniden düzenlenmesi temel ilkeler arasında yer almaktadır.

Biçimlendirici ve Sonuçlandırıcı Değerlendirme Arasındaki Fark

Eğitimde değerlendirme denildiğinde çoğu kişinin aklına sınav ve not gelir.

Bu daha çok sonuçlandırıcı değerlendirme ile ilişkilidir.

Sonuçlandırıcı değerlendirme genellikle belirli bir öğrenme döneminin sonunda öğrencinin ulaştığı düzeyi belirlemek için yapılır.

Örneğin;

  • dönem sınavı,

  • ünite sonu sınavı,

  • proje notu,

  • final değerlendirmesi

bu amaçla kullanılabilir.

Biçimlendirici değerlendirme ise öğrenme sürerken yapılır.

En önemli fark zamanından çok amacıdır.

Örneğin aynı beş soruluk test iki farklı amaçla kullanılabilir.

Sonuçlandırıcı kullanım

Beş sorunun sonucuna göre öğrenciye puan verilir.

Biçimlendirici kullanım

Öğrencilerin hangi sorularda zorlandığı incelenir ve öğretmen ertesi dersin planını buna göre değiştirir.

Araç aynı olabilir.

Ama değerlendirme yaklaşımı tamamen farklıdır.

Bu nedenle bir etkinliği biçimlendirici yapan yalnızca kısa olması veya not verilmemesi değil, sonucunun öğrenmeyi geliştirmek için kullanılmasıdır.

Biçimlendirici Değerlendirme Neden Önemlidir?

Öğrenme hatalarını dönem sonunda görmek çoğu zaman geç olabilir.

Örneğin öğrenci hücresel solunum konusunda temel bir kavramı yanlış öğrenmiş ve sonraki konuları da bu yanlış bilgi üzerine kurmuş olabilir.

Bu yanılgı haftalar sonra fark edildiğinde düzeltmek daha zor hâle gelebilir.

Ancak öğretmen konu işlenirken kısa bir değerlendirme yaptığında yanlış anlama erkenden görünür hâle gelir.

Öğretmen:

“Burada durmamız gerekiyor.”

diyebilir.

Bu nedenle biçimlendirici değerlendirmeyi bir tür öğrenme navigasyonu olarak düşünmek mümkündür.

Navigasyon sistemi yalnızca varış noktasında:

“Yanlış yoldan geldiniz.”

demez.

Yolculuk devam ederken:

“Rotayı yeniden oluşturuyorum.”

der.

Biçimlendirici değerlendirme de öğretim sırasında benzer bir işlev görür.

“Anladınız mı?” Neden Yeterli Değildir?

Öğretmenin:

“Anladınız mı?”

diye sorması doğal bir davranıştır.

Ancak bu soru güvenilir bir öğrenme kanıtı üretmez.

Bazı öğrenciler gerçekten anlamamış olsa bile:

  • arkadaşlarının yanında söylemek istemeyebilir,

  • anlamadığının farkında olmayabilir,

  • öğretmenin tekrar anlatmasını istemediği için sessiz kalabilir.

Bu nedenle:

“Anladınız mı?”

yerine öğrencinin bilgisini kullanmasını gerektiren küçük görevler daha değerlidir.

Örneğin:

“Bu kavramı yanındaki arkadaşına tek cümleyle açıkla.”

veya:

“Bu iki örnekten hangisi öğrendiğimiz kurala uygundur? Neden?”

denebilir.

Böylece öğrencinin anlayışı tahmine değil kanıta dönüşür.

Biçimlendirici Değerlendirme Küçük ve Sık Olabilir

Biçimlendirici değerlendirme için her ders uzun test hazırlamak gerekmez.

Bazen 30 saniyelik bir soru bile öğretmene önemli bilgi sağlayabilir.

Örneğin öğrenciler;

  • parmakla seçenek gösterebilir,

  • kısa bir cevap yazabilir,

  • bir kavramı açıklayabilir,

  • grafiği yorumlayabilir,

  • iki seçenek arasında gerekçe sunabilir.

Amaç mümkün olduğunca sık sınav yapmak değildir.

Amaç öğretmenin ders boyunca zaman zaman:

“Öğrenciler benim düşündüğüm yerde mi?”

sorusuna cevap bulabilmesidir.

Çıkış Biletleri

Biçimlendirici değerlendirmenin en kolay uygulanabilir araçlarından biri çıkış biletidir.

Dersin sonunda öğrencilere kısa bir soru verilir.

Bu soru kâğıt üzerinde veya dijital olarak uygulanabilir.

Örneğin:

“Bugün öğrendiğin en önemli kavram nedir?”

“Hâlâ kafanı karıştıran bir nokta yaz.”

“Bugünkü konuyu tek cümleyle özetle.”

“Bu bilgiyi hangi durumda kullanabileceğini düşünüyorsun?”

Öğrenciler cevaplarını teslim eder.

Öğretmen bu cevapları bir sonraki dersin planında kullanır.

Çıkış biletinin asıl değeri, öğrencilerin bir şey yazmış olması değildir.

Öğretmenin o bilgiyi kullanmasıdır.

Çıkış Biletini “Bugün Ne Öğrendin?” ile Sınırlamayın

Bu soru yararlı olabilir ancak sürekli kullanıldığında yüzeysel cevaplar üretebilir.

Çıkış biletleri farklı amaçlarla hazırlanabilir.

Kavram kontrolü

“Fotosentez ve solunum arasındaki bir farkı yaz.”

Kavram yanılgısı kontrolü

“Bitkiler yalnızca gündüz mü solunum yapar? Cevabını gerekçelendir.”

Transfer

“Bugünkü bilgiyi günlük hayattan bir durumla ilişkilendir.”

Öz değerlendirme

“Bugünkü konuda kendini hangi noktada görüyorsun ve neden?”

Öğretim geri bildirimi

“Bugünkü derste anlamanı en çok hangi etkinlik destekledi?”

Bu çeşitlilik öğretmene daha zengin öğrenme kanıtları sağlar.

Çıkış Biletlerinin Hepsini Ayrıntılı Puanlamak Gerekmez

Biçimlendirici değerlendirme öğretmenin iş yükünü artıran sürekli bir notlandırma sistemine dönüşmemelidir.

Örneğin öğretmen çıkış biletlerini hızlıca üç gruba ayırabilir:

Anladı

Kısmen anladı

Desteğe ihtiyaç var

Ertesi dersin başında en yaygın yanlış anlamaya birkaç dakika ayrılabilir.

Amaç her cevap için ayrıntılı puan vermek değil, öğretim kararı verecek kadar bilgi toplamaktır.

Işık Kartları: Kırmızı, Sarı, Yeşil

Öğrencilerin anlayış durumunu hızlı biçimde gösterebildiği yöntemlerden biri renk kartlarıdır.

Örneğin:

Yeşil: Devam edebilirim.

Sarı: Bir noktada desteğe ihtiyacım var.

Kırmızı: Burada zorlanıyorum.

Bu yöntem öğretmene sınıf hakkında hızlı bir fikir verebilir.

Ancak önemli bir sınırlaması vardır.

Öğrenci kendi anlayışını her zaman doğru değerlendiremeyebilir.

Bir öğrenci yeşil kart kaldırdığı hâlde kavramı yanlış anlamış olabilir.

Bu nedenle ışık kartları tek başına yeterli öğrenme kanıtı olarak görülmemelidir.

Öğretmen gerektiğinde kartların ardından kısa bir akademik soru sorabilir.

Örneğin:

“Yeşil kart kaldıranlardan biri bu kavramı örnekle açıklayabilir mi?”

Böylece öğrencinin öz değerlendirmesi akademik kanıtla desteklenir.

Renk Kartlarında Sosyal Baskıya Dikkat

Bazı öğrenciler bütün sınıfın önünde:

“Hiç anlamadım.”

anlamına gelen kırmızı kartı kaldırmaktan çekinebilir.

Bu nedenle kartlar;

  • masa üzerinde,

  • öğretmene doğru çevrilerek,

  • dijital anonim oylamayla

da kullanılabilir.

Amaç öğrenciyi etiketlemek değil öğretmene bilgi vermektir.

Değerlendirme yöntemi öğrencinin hata yaptığını göstermekten korkacağı bir ortama dönüşmemelidir.

Başparmak Yöntemi

Renk kartlarının daha hızlı bir alternatifi:

👍 Anladım
↔️ Kısmen
👎 Desteğe ihtiyacım var

şeklinde kullanılabilir.

Ancak burada da aynı sınırlama geçerlidir.

Bu yöntem öğrencinin kendini nasıl hissettiğini gösterir.

Gerçek öğrenme düzeyini görmek için zaman zaman ek kanıta ihtiyaç vardır.

Düşün – Eşleş – Paylaş

Think-Pair-Share, yani Düşün-Eşleş-Paylaş yöntemi hem öğrenme hem de biçimlendirici değerlendirme için kullanılabilir.

Süreç üç aşamalıdır.

1. Düşün

Öğretmen bir soru sorar.

Öğrenciler hemen konuşmaya başlamaz.

Önce bireysel olarak düşünür.

2. Eşleş

Öğrenciler bir arkadaşlarıyla cevaplarını karşılaştırır.

3. Paylaş

Bazı çiftler fikirlerini sınıfla paylaşır.

Bu yöntemin önemli avantajı, yalnızca hızlı cevap veren birkaç öğrencinin değil daha geniş öğrenci grubunun düşünme sürecine katılmasını sağlamasıdır.

Önce Bireysel Düşünme Neden Önemlidir?

Öğretmen soruyu sorar sormaz:

“Yanındakiyle konuş.”

derse bazı öğrenciler daha düşünmeden arkadaşının cevabını benimseyebilir.

Bu nedenle kısa bir bireysel düşünme süresi önemlidir.

Öğrenci önce kendi fikrini oluşturur.

Daha sonra başka bir fikirle karşılaştırır.

Bu karşılaştırma:

“Ben böyle düşünmüştüm ama arkadaşım farklı düşünüyor. Hangimizin gerekçesi daha güçlü?”

gibi bir zihinsel süreci destekleyebilir.

Mini Beyaz Tahtalar

Öğrencilerin küçük yazı tahtalarına cevaplarını yazıp aynı anda göstermesi de etkili bir yöntemdir.

Örneğin öğretmen matematikte bir işlem, biyolojide kavram veya tarihte kısa yorum sorusu sorabilir.

Bütün öğrenciler cevaplarını aynı anda gösterir.

Bu yöntemin önemli avantajı öğretmenin yalnızca gönüllü öğrencileri değil sınıfın tamamını görebilmesidir.

Örneğin 30 öğrenciden 18'i aynı yanlış cevabı vermişse öğretmen önemli bir kavram yanılgısını hemen fark edebilir.

Kâğıt Kullanmak da Yeterlidir

Mini beyaz tahtaların bulunmadığı sınıflarda özel ekipman gerekmez.

Öğrenciler;

  • küçük kâğıt,

  • defter,

  • cevap kartı

kullanabilir.

Biçimlendirici değerlendirmenin gücü teknolojiden veya pahalı araçlardan değil elde edilen bilginin öğretimde kullanılmasından gelir.

Tek Soruluk Hızlı Yoklama

Dersin ortasında öğretmen yalnızca bir kritik soru sorabilir.

Örneğin biyoloji dersinde:

“Bir bitki karanlık ortamda tutulduğunda solunum yapmaya devam eder mi? Neden?”

Öğrencilerin cevapları kavramın gerçekten anlaşılıp anlaşılmadığını gösterebilir.

İyi seçilmiş tek bir soru bazen on soruluk yüzeysel bir testten daha fazla bilgi sağlayabilir.

Önemli olan sorunun hedeflenen öğrenmenin kritik noktasını yoklamasıdır.

Kavram Yanılgılarını Ortaya Çıkaran Sorular

Biçimlendirici değerlendirmede özellikle öğrencilerin sık yaptığı hatalara yönelik sorular çok değerlidir.

Örneğin:

“Bitkiler enerjilerini topraktan alır.”

ifadesi verilebilir.

Öğrencilerden:

Doğru / Yanlış + Gerekçe

istenebilir.

Burada “yanlış” cevabını işaretlemek tek başına yeterli değildir.

Gerekçe öğrencinin gerçekten doğru kavrama sahip olup olmadığını gösterir.

Hata Analizi

Öğretmen öğrencilere bilerek yanlış çözülmüş bir soru gösterebilir.

Örneğin:

“Bu öğrenci çözümünde nerede hata yapmış?”

diye sorabilir.

Bu yöntem öğrencinin yalnızca doğru cevabı bulmasını değil, düşünme sürecini analiz etmesini sağlar.

Aynı zamanda öğretmene öğrencinin kavramı ne ölçüde anladığı konusunda güçlü kanıt verir.

Bir Dakikalık Yazma

Öğrencilere bir dakika süre verilip:

“Bu kavramı hiç bilmeyen bir arkadaşına nasıl açıklardın?”

denebilir.

Öğrencinin kendi cümleleriyle yaptığı açıklama, ezberlenmiş tanımdan daha fazla bilgi sağlayabilir.

Örneğin öğretmen öğrencinin;

  • kavramlar arasındaki ilişkiyi kurup kuramadığını,

  • kritik noktayı anlayıp anlamadığını,

  • yanlış genelleme yapıp yapmadığını

görebilir.

Kavram Haritaları

Öğrencilerden belirli kavramlar arasındaki ilişkileri gösteren küçük kavram haritaları hazırlamaları istenebilir.

Örneğin:

DNA – Gen – Kromozom – Protein – Özellik

kavramlarını ilişkilendirmeleri istenebilir.

Bu çalışma, öğrencinin kavramları tek tek bilmesinin yanında aralarındaki ilişkileri nasıl yapılandırdığını gösterir.

Yanlış bağlantılar öğretmene kavram yanılgıları hakkında önemli bilgi verebilir.

“Hangisi Farklı?” Etkinliği

Öğrenciye dört kavram veya örnek verilir.

Örneğin:

Mitoz – Mayoz – Eşeysiz Üreme – Döllenme

“Hangisi diğerlerinden farklıdır? Neden?”

diye sorulur.

Buradaki ilginç nokta, öğrencinin gerekçesine göre birden fazla savunulabilir cevap bulunabilmesidir.

Amaç tek doğru cevabı bulmaktan çok öğrencinin sınıflandırma ölçütünü ve düşünme biçimini ortaya çıkarmaktır.

Biçimlendirici Değerlendirmede En Önemli Unsur: Geri Bildirim

Değerlendirme yapıp öğrenciye yalnızca:

“7/10”

demek biçimlendirici değerlendirme için sınırlı bilgi sağlar.

Öğrencinin asıl ihtiyacı:

“Şu anda neredeyim ve ilerlemek için ne yapmalıyım?”

sorusunun cevabıdır.

Etkili geri bildirim;

  • açık,

  • anlaşılır,

  • belirli,

  • geliştirilebilir davranışa yönelik

olmalıdır.

Örneğin:

“Cevabın yanlış.”

yerine:

“Grafikteki artışı doğru fark etmişsin ancak ikinci değişkeni değerlendirmediğin için sonuca erken ulaşmışsın.”

daha öğretici bir geri bildirimdir.

TYMM’nin resmî yaklaşımında da öğrenciye açık ve anlaşılır geri bildirim verilmesi, öğretimin biçimlendirici değerlendirme sonuçlarına göre düzenlenmesi özellikle vurgulanmaktadır.

Geri Bildirimin Zamanı Önemlidir

Bir öğrenci etkinliği tamamladıktan üç hafta sonra aldığı geri bildirimden sınırlı ölçüde yararlanabilir.

Geri bildirim mümkün olduğunca öğrencinin hâlâ çalışmasını değiştirebileceği zamanda verilmelidir.

Örneğin:

taslak → geri bildirim → düzeltme → yeniden değerlendirme

döngüsü oluşturulabilir.

Bu yaklaşım öğrencinin değerlendirmeyi bir son nokta yerine öğrenme sürecinin parçası olarak görmesine yardımcı olur.

Her Hatanın Cevabını Öğretmen Vermemelidir

Biçimlendirici değerlendirmede geri bildirim:

“Doğru cevap şu.”

şeklinde olmak zorunda değildir.

Bazen öğretmen:

“Bu sonucunu hangi veriye dayandırdın?”

“İkinci grafiği de dikkate aldığında cevabın değişir mi?”

“Bu iki kavram arasında nasıl bir ilişki var?”

gibi sorularla öğrenciyi kendi hatasını fark etmeye yönlendirebilir.

Bu tür geri bildirim öğrencinin öz düzenleme becerisini de destekler.

Öğrencinin Kendi Öğrenmesini Değerlendirmesi

Biçimlendirici değerlendirme yalnızca öğretmenin öğrenciyi değerlendirmesi değildir.

Öğrenci de kendi öğrenmesini değerlendirebilir.

Örneğin ders sonunda:

Şunları açıklayabiliyorum...

Şurada hâlâ zorlanıyorum...

Bir sonraki çalışmamda şuna odaklanacağım...

başlıkları kullanılabilir.

TYMM’nin ölçme-değerlendirme yaklaşımında öğrencilerin özellikle kendi öğrenmelerini değerlendirme süreçlerine aktif katılımı ve öz değerlendirmenin desteklenmesi açık biçimde vurgulanmaktadır.

Öz Değerlendirme “Kendine Not Ver” Demek Değildir

Öğrencinin:

“Bence 90 hak ediyorum.”

demesi tek başına öz değerlendirme değildir.

Gerçek öz değerlendirmede öğrenci belirli ölçütleri kullanır.

Örneğin bir sunum için öğrenci kendisine şu soruları sorabilir:

  • Ana fikrimi açık biçimde ifade ettim mi?

  • İddialarımı kanıtla destekledim mi?

  • Kaynaklarım güvenilir miydi?

  • Sunum süresine uyabildim mi?

  • Bir sonraki sunumda neyi geliştirmeliyim?

Böylece öğrenci performansını ölçütlere göre incelemeyi öğrenir.

Akran Değerlendirmesi

Öğrenciler birbirlerinin çalışmalarına geri bildirim verebilir.

Ancak:

“Arkadaşının çalışmasını değerlendir.”

demek yeterli değildir.

Öğrenciye açık ölçütler verilmelidir.

Örneğin:

Bir güçlü yön belirt.

Geliştirilebilecek bir nokta yaz.

Bir soru sor.

Bu yapı akran değerlendirmesini:

“Çok güzel olmuş.”

gibi genel yorumlardan çıkarıp daha işlevsel hâle getirir.

Akran Değerlendirmesi Nota Dönüşmek Zorunda Değildir

Akran değerlendirmesinin amacı arkadaşına puan vermek olmayabilir.

Öğrenciler birbirlerinin taslaklarını inceleyip yalnızca geliştirmeye yönelik geri bildirim verebilir.

Bu yaklaşım değerlendirmeyi rekabetten çok birlikte öğrenme aracına dönüştürür.

Biçimlendirici Değerlendirme Not Vermemek Demek midir?

Biçimlendirici değerlendirmede çoğu uygulamanın düşük riskli ve not baskısından uzak olması yararlıdır.

Ancak temel tanımlayıcı özellik yalnızca “not verilmemesi” değildir.

Belirleyici unsur:

Elde edilen değerlendirmenin sonraki öğrenmeyi geliştirmek için kullanılmasıdır.

Bir etkinlik küçük bir puan değeri taşısa bile öğrenci ve öğretmen sonuçları sonraki öğrenme kararlarında kullanıyorsa biçimlendirici bir işlev görebilir.

Tersine not verilmeyen bir test yapılıp sonuçlarına hiç bakılmazsa güçlü bir biçimlendirici değerlendirme gerçekleşmiş olmaz.

Hata Yapma Korkusunu Azaltmak

Öğrenci verdiği her yanlış cevabın notunu düşüreceğini düşünüyorsa risk almak istemeyebilir.

Bu nedenle düşük riskli biçimlendirici etkinlikler öğrencinin:

“Emin değilim ama deneyeyim.”

diyebilmesini kolaylaştırabilir.

Bu durum öğretmen açısından da değerlidir.

Çünkü öğrenci yanlış düşündüğü noktayı gizlemek yerine ortaya koyar.

Öğretmen de gerçek öğrenme ihtiyacını görebilir.

Yanlış Cevap Değerli Bir Öğrenme Kanıtıdır

Biçimlendirici değerlendirmede yanlış cevap yalnızca:

“Öğrenci bilmiyor.”

anlamına gelmez.

Yanlış cevabın türü bize daha fazla bilgi verebilir.

Örneğin öğrenci;

  • kavramları karıştırıyor olabilir,

  • soruyu yanlış okumuş olabilir,

  • doğru yöntemi bilip işlem hatası yapmış olabilir,

  • yanlış bir ön bilgiye sahip olabilir.

Bu nedenle bazen:

“Kaç öğrenci yanlış yaptı?”

sorusundan çok:

“Nasıl yanlış yaptılar?”

sorusu önemlidir.

Çeldiriciler Biçimlendirici Veri Sağlayabilir

Çoktan seçmeli sorulardaki yanlış seçenekler bilinçli hazırlanırsa öğretmene önemli bilgi verebilir.

Örneğin her çeldirici belirli bir kavram yanılgısını temsil edebilir.

Öğretmen yalnızca doğru cevap oranına bakmak yerine:

“Öğrencilerin çoğu neden B seçeneğine yöneldi?”

diye inceleyebilir.

Bu bilgi bir sonraki öğretim adımını belirleyebilir.

Dijital Araçlarla Biçimlendirici Değerlendirme

Dijital araçlar kısa değerlendirmelerin hızlı uygulanmasına yardımcı olabilir.

Öğretmen;

  • çevrim içi anket,

  • kısa quiz,

  • dijital pano,

  • kelime bulutu,

  • anonim cevap sistemi

kullanabilir.

Sonuçlar anlık olarak görülebilir.

Ancak teknoloji biçimlendirici değerlendirmenin özü değildir.

Dijital araç yalnızca veri toplamayı kolaylaştırır.

Asıl değer:

öğretmenin sonuçlara göre ne yaptığıdır.

TYMM de dijital teknolojilerin ölçme ve değerlendirmeyi desteklemek amacıyla kullanılmasını ve öğrencilerin gelişiminin mümkün olduğunca teknolojiyle takip edilmesini teşvik etmektedir.

Anlık Sonuç Görmek Her Zaman Yeterli Değildir

Örneğin dijital quiz sonunda sınıfın yüzde 70'inin doğru cevap verdiği görülebilir.

Bu oran tek başına öğretim kararı için yeterli olmayabilir.

Öğretmen:

  • yanlış cevapların hangi seçenekte yoğunlaştığını,

  • kritik kavramın gerçekten anlaşılıp anlaşılmadığını,

  • doğru cevabın tahmin yoluyla bulunup bulunamayacağını

da değerlendirmelidir.

Veri ne kadar hızlı gelirse gelsin yorumlanmadığında öğrenme kanıtına dönüşmez.

Biçimlendirici Değerlendirme Öğretim Hızını Nasıl Değiştirir?

Öğretmen ders planında:

“Bugün üç alt başlığı bitireceğim.”

diye plan yapmış olabilir.

İkinci başlığın sonunda yapılan kısa değerlendirme öğrencilerin büyük bölümünün temel kavramı yanlış anladığını gösteriyorsa üçüncü bölüme geçmek doğru olmayabilir.

Öğretmen;

  • farklı örnek verebilir,

  • başka yöntem deneyebilir,

  • öğrencileri eşleştirebilir,

  • kısa tekrar yapabilir.

Bu durum planın bozulması değildir.

Tam tersine değerlendirme verisine göre öğretimin uyarlanmasıdır.

Her Yanlışta Dersi Durdurmak Gerekmez

Biçimlendirici değerlendirme öğretmenin her öğrencinin her hatasında bütün dersi yeniden anlatması anlamına gelmez.

Örneğin;

  • bütün sınıf aynı noktada zorlanıyorsa toplu açıklama,

  • küçük grup zorlanıyorsa grup desteği,

  • tek öğrenci zorlanıyorsa bireysel yönlendirme

kullanılabilir.

Elde edilen kanıt hangi müdahalenin gerekli olduğunu belirlemeye yardımcı olur.

Sınıfın Ortalaması Bireysel Öğrenciyi Gizleyebilir

Öğretmen:

“Sınıfın yüzde 80'i anlamış.”

deyip devam edebilir.

Ancak geriye kalan yüzde 20'nin kim olduğu önemlidir.

Aynı öğrenciler sürekli desteğe ihtiyaç duyuyorsa zamanla öğrenme açığı büyüyebilir.

Bu nedenle biçimlendirici değerlendirme hem sınıf düzeyinde hem bireysel gelişim açısından kullanılmalıdır.

TYMM de öğrencilerin farklı ilgi, yetenek ve ihtiyaçları göz önünde bulundurularak ölçme-değerlendirme yöntemlerinin çeşitlendirilmesini ve öğrenci gelişiminin bireysel olarak izlenmesini vurgulamaktadır.

Biçimlendirici Değerlendirme Farklılaştırmayı Destekler

Öğretmen kısa değerlendirme sonucunda öğrencilerin üç farklı durumda olduğunu görebilir.

Bir grup

Kavramı henüz anlamamış.

Bir grup

Temel kavramı anlamış ancak uygulamada zorlanıyor.

Bir grup

Kavramı rahatlıkla kullanabiliyor.

Bir sonraki etkinlik buna göre farklılaştırılabilir.

Birinci grup öğretmen desteği alabilir.

İkinci grup uygulama soruları üzerinde çalışabilir.

Üçüncü grup daha karmaşık bir problemle karşılaşabilir.

Böylece biçimlendirici değerlendirme yalnızca:

“Kim biliyor?”

sorusuna değil:

“Kimin bundan sonra neye ihtiyacı var?”

sorusuna cevap verir.

Biyoloji Dersinden Bir Örnek

Konu:

Enzim Aktivitesini Etkileyen Faktörler

Öğretmen sıcaklık ve enzim ilişkisini anlattıktan sonra öğrencilere şu soruyu verir:

“Bir enzimin bulunduğu ortamın sıcaklığı 30 °C'den 60 °C'ye çıkarıldığında enzim aktivitesi kesinlikle artar mı? Cevabınızı gerekçelendirin.”

Öğrencilerin cevapları üç grupta toplanabilir.

Grup 1

“Evet, sıcaklık arttıkça enzim hızı her zaman artar.”

Burada önemli bir kavram yanılgısı vardır.

Grup 2

“Hayır, belirli bir sıcaklıktan sonra aktivite azalabilir.”

Temel ilişki anlaşılmıştır.

Grup 3

“Enzimin optimum sıcaklığı bilinmeden kesin karar verilemez; yüksek sıcaklık yapısını bozabilir.”

Daha gelişmiş bir açıklama vardır.

Öğretmen bu cevaplara göre bir sonraki etkinliği düzenleyebilir.

İşte biçimlendirici değerlendirme budur.

Önemli olan sorunun sorulması değil, cevapların sonraki öğretim kararında kullanılmasıdır.

“Öğrenci Ne Biliyor?”dan “Bir Sonraki Adım Ne?”ye

Biçimlendirici değerlendirmenin güçlü yönlerinden biri değerlendirmeyi yalnızca durum tespitinden çıkarıp eyleme dönüştürmesidir.

Öğretmen şu döngüyü kullanabilir:

1. Hedefi belirle

Öğrenci neyi öğrenmeli?

2. Kanıt topla

Şu anda ne kadarını öğrenmiş?

3. Aradaki farkı belirle

Nerede zorlanıyor?

4. Geri bildirim ver

Bir sonraki gelişim adımı nedir?

5. Öğretimi düzenle

Hangi yöntem veya destek gerekli?

6. Tekrar kanıt topla

Değişiklik işe yaradı mı?

Bu süreç değerlendirmeyi öğretimin dışındaki bir faaliyet olmaktan çıkarır.

Öğretimin içine yerleştirir.

Öğrenme Hedefi Öğrenci İçin Açık Olmalıdır

Öğrencinin kendi öğrenmesini değerlendirebilmesi için neye ulaşmaya çalıştığını bilmesi gerekir.

Örneğin:

“Bugün kalıtım işleyeceğiz.”

çok genel bir ifadedir.

Bunun yerine:

“Ders sonunda bir çaprazlamada ebeveyn genotiplerinden olası yavru genotiplerini tahmin edebileceksiniz.”

daha açık bir hedeftir.

Öğrenci ders sonunda:

“Bunu yapabiliyor muyum?”

sorusunu kendisine sorabilir.

Başarı Ölçütlerini Öğrenciyle Paylaşmak

Öğrencinin iyi bir cevabın neye benzediğini bilmesi de önemlidir.

Örneğin deney raporu hazırlanacaksa öğretmen;

  • hipotez açık mı,

  • değişkenler doğru belirlenmiş mi,

  • veriler uygun sunulmuş mu,

  • sonuç kanıta dayanıyor mu

gibi kriterleri baştan paylaşabilir.

Bu durum geri bildirimi daha anlaşılır hâle getirir.

TYMM’nin ölçme-değerlendirme yaklaşımında değerlendirme kriterlerinin açık biçimde tanımlanması ve öğrencilerin ölçme sürecine aktif katılımı da temel ilkeler arasında bulunmaktadır.

Öğrenme Kanıtı Tek Bir Testten Gelmek Zorunda Değildir

Öğrencinin öğrenmesini anlamak için yalnızca test sonuçlarına bakmak eksik olabilir.

TYMM’nin resmî yaklaşımında da öğretmenlerin çeşitli ölçme yöntemlerinden birden fazla öğrenme kanıtı toplaması öngörülmektedir. Bunlar portfolyo, proje, performans görevi, sunum, gözlem, görüşme, sınıf içi tartışma, öz ve akran değerlendirmesi ile yansıtma yazıları gibi çok farklı kaynaklardan gelebilir.

Örneğin bir öğrenci yazılı testte zorlanmış ancak sınıf tartışmasında kavramı doğru açıklamış olabilir.

Bu farklı kanıtlar öğretmenin öğrenci hakkında daha bütüncül değerlendirme yapmasına yardımcı olur.

Öğretmen İçin Pratik Biçimlendirici Değerlendirme Menüsü

Her ders için aynı yöntemi kullanmak gerekmez.

Öğretmen amacına göre seçim yapabilir.

30 saniye

Başparmak veya hızlı cevap kartı.

1 dakika

Tek cümlelik açıklama.

2-3 dakika

Mini beyaz tahta sorusu.

3-5 dakika

Düşün-Eşleş-Paylaş.

Ders sonu

Çıkış bileti.

Daha kapsamlı kontrol

Kavram haritası veya kısa performans görevi.

Önemli olan etkinliğin süresi değil, toplanan bilginin öğretim açısından işe yarar olmasıdır.

Her Derste On Farklı Teknik Kullanmak Gerekmez

Biçimlendirici değerlendirme konusunda öğretmenlerin yaşayabileceği kaygılardan biri iş yüküdür.

Her ders;

  • renk kartı,

  • çıkış bileti,

  • quiz,

  • kavram haritası,

  • akran değerlendirmesi

ile doldurulmak zorunda değildir.

Bir veya iki kritik öğrenme noktasında kısa kontrol yapılması çoğu zaman yeterlidir.

Önemli soru:

“Bugünkü derste öğrencilerin anlamadan geçmesini kesinlikle istemediğim kritik nokta hangisi?”

Bu noktada biçimlendirici değerlendirme yapılabilir.

Öğretmen İçin 10 Soruluk Hızlı Kontrol

Ders planınızı hazırlarken şu soruları kullanabilirsiniz:

1. Bugünkü öğrenme hedefim açık mı?

2. Öğrencilerin hedefe ulaşıp ulaşmadığını nasıl anlayacağım?

3. Yalnızca gönüllü öğrencileri mi dinliyorum, yoksa herkesten kanıt topluyor muyum?

4. Kritik bir kavram yanılgısını ortaya çıkaracak sorum var mı?

5. Değerlendirme sonucuna göre dersimi değiştirmeye hazır mıyım?

6. Öğrenciye yalnızca doğru-yanlış mı söylüyorum, yoksa sonraki adımı da gösteriyor muyum?

7. Öğrencilerin kendi öğrenmelerini değerlendirme fırsatı var mı?

8. Yanlış cevap vermenin güvenli olduğu bir sınıf ortamı oluşturdum mu?

9. Tek bir değerlendirmeye mi güveniyorum, yoksa farklı kanıtlardan yararlanıyor muyum?

10. Topladığım bilgiyi gerçekten kullanacak mıyım?

Son soru özellikle önemlidir.

Çünkü kullanılmayan veri biçimlendirici değerlendirme değildir.

Biçimlendirici Değerlendirmede Sık Yapılan Hatalar

Her şeyi nota dönüştürmek

Öğrencinin risk almaktan kaçınmasına neden olabilir.

Yalnızca “Anladınız mı?” diye sormak

Gerçek öğrenme kanıtı sağlamaz.

Sadece başarılı öğrencilerin cevaplarını dinlemek

Sınıfın genel durumu yanlış algılanabilir.

Değerlendirme yapıp öğretimi değiştirmemek

Toplanan bilgi işlevsiz kalır.

Çok fazla araç kullanmak

Öğretim değerlendirme etkinliklerinin arasında kaybolabilir.

Öz değerlendirmeyi “kendine puan ver” şeklinde uygulamak

Öğrencinin ölçüt kullanmasını sağlamaz.

Yanlış cevabı hemen düzeltmek

Öğrencinin kendi hatasını fark etme fırsatı azalabilir.

TYMM'de Biçimlendirici Değerlendirmenin Yeri

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin ölçme-değerlendirme yaklaşımında ölçme, öğretimin sonunda yapılan ayrı bir işlem olarak görülmemektedir.

Öğrenci gelişiminin öğretim süreci boyunca izlenmesi, öğrenme eksikliklerinin belirlenmesi, öğrenciye açık ve geliştirici geri bildirim verilmesi ve elde edilen kanıtlara göre öğretim tasarımının yeniden düzenlenmesi öngörülmektedir.

Resmî TYMM öğretmen eğitim materyallerinde değerlendirme;

  • tanılayıcı,

  • biçimlendirici,

  • sonuçlandırıcı

olmak üzere üç temel amaç açısından ele alınmaktadır.

Biçimlendirici değerlendirme ise öğrenme süreci boyunca öğrencinin anlayış ve gelişimini desteklemek için geri bildirim sağlayan değerlendirmeler olarak tanımlanmaktadır.

“Süreci Takdir Etmek” Tek Başına Biçimlendirici Değerlendirme Değildir

Biçimlendirici değerlendirme bazen:

“Sonuca değil emeğe bakmak.”

şeklinde özetlenebiliyor.

Bu ifade yaklaşımın bir bölümünü yansıtsa da yeterli değildir.

Amaç yalnızca öğrencinin çabasını takdir etmek değildir.

Asıl amaç:

  • öğrencinin mevcut durumunu görmek,

  • hedefle arasındaki mesafeyi belirlemek,

  • öğrenciye işe yarar geri bildirim sağlamak,

  • öğretimi buna göre değiştirmek

ve öğrencinin kendi öğrenmesini yönetmesine yardımcı olmaktır.

Dolayısıyla biçimlendirici değerlendirme iyi niyetli övgüden çok kanıta dayalı öğretim kararıdır.

Sonuç: Değerlendirme Öğrenmenin Sonu Değil, Bir Sonraki Adımın Başlangıcıdır

Geleneksel değerlendirme anlayışında öğretmen çoğu zaman öğrenme sürecinin sonunda öğrencinin performansına bakar.

Biçimlendirici değerlendirmede ise öğretmen öğrenme devam ederken sürekli küçük pencereler açar.

Bu pencerelerden:

  • öğrencinin neyi anladığını,

  • nerede zorlandığını,

  • hangi yanlış düşünceyi geliştirdiğini,

  • kimin ek desteğe ihtiyaç duyduğunu,

  • kimin daha ileri göreve hazır olduğunu

görmeye çalışır.

Sonra bu bilgiyi kullanır.

Bazen öğretim hızını değiştirir.

Bazen farklı bir örnek verir.

Bazen küçük gruba destek sağlar.

Bazen öğrenciye yalnızca:

“Buraya tekrar bak; ikinci değişkeni gözden kaçırmışsın.”

der.

İşte biçimlendirici değerlendirmenin gücü burada ortaya çıkar.

Değerlendirme artık öğrenmenin sonunda öğrencinin karşısına çıkan bir kontrol noktası değildir.

Öğrenme devam ederken yolu gösteren bir araçtır.

Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli'nin sürekli, geliştirici ölçme-değerlendirme anlayışı da öğrencinin gelişiminin sistematik biçimde izlenmesini, çeşitli öğrenme kanıtlarının kullanılmasını, öğrencinin değerlendirme sürecine aktif katılımını ve öğretimin elde edilen sonuçlara göre yeniden düzenlenmesini öne çıkarmaktadır.

Öğretmen açısından başlangıç noktası ise oldukça basit olabilir:

Bir sonraki derste konunun en kritik noktasına geldiğinizde:

“Anladınız mı?”

diye sormak yerine, bütün öğrencilerin size gerçekten ne anladıklarını gösterecek tek bir iyi soru sorun.

Cevaplara bakın.

Ve gerekiyorsa rotayı değiştirin.

Çünkü biçimlendirici değerlendirmenin özü değerlendirme yapmak değildir.

Öğrenme kanıtına göre harekete geçmektir.


Makale Bilgileri
Okunma: 20

Etiketler:

biçimlendirici değerlendirme formatif değerlendirme TYMM ölçme değerlendirme çıkış bileti düşün eşleş paylaş geri bildirim öğrenme kanıtları öz değerlendirme öğretmen rehberi
🍪 Sitemizde, size daha iyi bir deneyim sunabilmek ve içerikleri kişiselleştirmek için çerezler (cookies) kullanılmaktadır. Sitemizi kullanarak çerez kullanımını kabul etmiş sayılırsınız. Daha fazla bilgi için Gizlilik Politikamızı inceleyebilirsiniz.